Bitki beslemede uzman kuruluş
Bitki beslemede uzman kuruluş
Yetiştiricilik Besin noksanlıkları Ürünler Genel bilgiler Havale bilgileri

BUĞDAY YETİŞTİRİCİLİĞİ Bakımı Hastalık Zararlıları Besin Noksanlığı ve Bitki Beslemesi

WHEAT BREEDING Care Nutritional Deficiency Diseases and Plant Pests Syndication

Buğday insan beslenmesinde kullanılan kültür bitkileri arasında dünyada ekiliş ve üretim bakımından ilk sırada yer almaktadır. Bunun sebebi bitkisinin geniş bir adaptasyon yeteneğine sahip olmasıdır. Ayrıca buğday tanesi uygun besleme değeri, saklama ve işlenmesindeki kolaylıklar nedeniyle yaklaşık olarak 50 ülkenin temel besini durumundadır. Buğday dünya nüfusuna bitkisel kaynaklı besinlerden sağlanan toplam kalorinin yaklaşık % 20'sini sağlamaktadır. Buğday başta unlu mamuller olmak üzere birçok gıda ve sanayi sektöründe kullanılmaktadır.

BUĞDAY YETİŞTİRİCİLİĞİNDE İKLİM VE TOPRAK İSTEKLERİ

Buğday geniş bir adaptasyon yeteneğine sahip olmasına rağmen fazla sıcak ve nemden hoşlanmayan bir serin iklim tahılıdır. Özellikle gelişiminin ilk dönemlerinde (çimlenme -kardeşlenme) sıcaklığın 8-10 °C, bağıl nemin % 60'ın üzerinde olması yeterlidir. Kardeşlenme ve sapa kalkma arasında da fazla sıcaklık istemez. 10-15 °C sıcaklık, % 65 nem, az ışıklı ve yarı kapalı havalar uygundur. Sapa kalkma ile sıcaklık ve nem isteği artar. Başaklanma döneminin hemen öncesinde bağıl nemin yüksek olması buğday verimini olumlu yönde etkiler. Döllenme ile birlikte, düşük nem ve yüksek sıcaklık tanenin niteliğini yükseltir. Gelişme dönemine uygun dağılmış 500 mmm bir yağış maksimum verim için yeterlidir. Bununla birlikte bazı buğday çeşitleri 250 mm yağış alan alanlarda da yetiştirilebilmektedir.

Buğday değişik tip topraklarda yetişebilen bir bitkidir. Verimsiz kıraç topraklarda ve verimli taban alanlarda yetiştirilebilen birçok buğday çeşidi vardır. Bununla birlikte buğday için en uygun topraklar, drenajı yeterli olan derin killi-tınlı topraklardır. Su tutma kapasitesi % 25-30 olan toprak buğday için uygundur.

Makarnalık buğdaylar (Triticum durum):

Protein içerikleri yüksek olduğundan genellikle taneleri camsıdır, değirmende kolay öğütülür, irmik iriliğinde taneli un verir. Bu nedenle, en fazla makarna ve bulgur üretiminde kullanılırlar.

Türkiye’de üretilen 20 milyon ton yıllık buğday üretiminin yaklaşık %15’i makarnalık çeşitler, %85’i ekmeklik çeşitlerdir.

Ekmeklik buğdaylar (Triticum aestivum):

Taneleri genellikle unsu (camsı tane veren çeşitler de vardır) olup, makarnalık buğdaylara göre protein içeriği daha düşük, ancak nişasta içeriği daha yüksektir. Değirmende daha zor öğütülmekle birlikte, endospermin nişasta taneciklerini bir arada tutacak protein ağları bulunmadığından unları çok ince olarak öğütülür. Bu nedenle daha çok un ve unlu mamuller sanayinde kullanılır.

BUĞDAY YETİŞTİRİCİLİĞİNDE BİTKİ BESİN NOKSANLIKLARI, BELİRTİLERİ, GİDERİLMESİ, GÜBRELEMESİ

Noksanlık görüldüğünde, aşağıdakilerden ürünlerimizden uygun olanını kullanınız veya arayın seçmenize yardımcı olalım. Noksanlıkların önüne geçmek için, ilk yapraklar serçe gagası kadar olduğundan itibaren düzenli GOLDENMIX kullanınız.

 

Buğdayda çinko noksanlığında, Noksanlık belirtileri sapa kalkma döneminde daha belirgin olarak ortaya çıkar.

Buğday bitkisinde çoğunlukla genç yapraklarda gri ve açık kahverengi lekeler, nekrotik ölü alanlar oluşur.

Noksanlığa bağlı olarak yapraklarda gri, açık kahverengi lekeler yaygınlaşır, bazı hallerde yapraklar daralır ve küçük kalır, verim çok azalır. Ayrıca bitkilerde protein miktarı azalmakta ancak amino asitlerin miktarı arttığı için protein kalitesi etkilenmemektedir.

Tahıl bitkileri tarafından salgılanan organik bileşikler kireçli topraklarda Zn’nun yarayıslı hale geçmesine ve bitkiler tarafından daha fazla alınmasına neden olur.

 

Buğdayda potasyum noksanlığında, Çok kumsal ve hafif bünyeli topraklar dısında noksanlık belirtisi fazla görülmez.

Noksanlık belirtileri azot ve fosfor’da olduğu gibi önce yaslı (alt) yapraklarda görülür.

Yaprağın uç kısmından itibaren damar araları sararır daha ileri safhalarda kahverengine dönüşerek yaprakların uç kısmı kurur.

Buğdayda azot noksanlığında, Noksanlık belirtileri alt yapraklarda en şiddetli olarak görülür. Yaprağın uç kısmından başlayarak yaprak kınına doğru yeşil yerine önceleri açık yeşil ve daha sonra sarımsı yeşil renk oluşur.

Buğday bitkisinin boğum araları kısalır, kısa boylu bitkiler oluşur, daneler tam dolmaz, buruşuk kalır. Un randımanı ve kalitesi (ekmek veya makarna) azalır.

Azot fazlalığından ise boğum araları uzar, rüzgâr ve yağıştan yatma görülür, bitkinin su tüketimi artar, özellikle makarnalık buğdaylarda kalite azalır.
Buğdayda bor noksanlığında, Buğday Bor gereksinimi az olan bitkilerdendir.

Bor noksanlığı bitki büyüme noktalarına zarar verir ve büyüme yavaşlar genç yapraklar büzülüp kıvrılır, çoğu zaman kalınlaşır, yapraklar koyu mavi yeşil renk alır, boğumlar arası kısalır, büyüme bodurlaşır ve bitki çalılaşmış bir forma kavuşur. Buğdaygillerde dane verimi düşer.

Buğdayda Demir noksanlığında genç yapraklarda en ince damarların bile yeşil kalması ve damarlar arasında rengin tamamen sarıya dönmesi en tipik belirtilerdir. Böylece yeterli miktarda klorofil oluşmaması nedeniyle en genç yapraklar beyaz renk alır.

Kireçli alkalin topraklarda yetişen bitkilerde demir noksanlığı belirtileri daha yaygındır.

Demir noksanlığında klorofil a ve b miktarlarına paralel olarak karotin, ksantin, lütein gibi çeşitli pigment madde miktarları da azalır. Bitkilerde fotosentez oranında da benzer azalma görülür.

Buğdayda magnezyum noksanlığında, Magnezyum iyonları floemde hareketlidir bu nedenle Magnezyum yaslı yapraklardan genç yapraklara doğru taşınır.

Magnezyum noksanlığının en tipik belirtisi yaslı yapraklarda damarlar yeşil, damar aralarında kloroz (sararma)’dur.

Buğdayda bakır noksanlığında, Buğday göreceli olarak bakıra karsı daha duyarlı bitkilerdendir. Tahıl bitkilerinde bakır noksanlığı belirtileri kardeşlenme döneminde ya da noksanlığın şiddetli olması durumunda daha erken dönemde yaprak uçlarında ortaya çıkar. Yaprak uçları beyazlaşır, yapraklar daralır ve kırılır. Boğum arası kısalır. Kardeşlenme geriler.

Gelişmenin ileri aşamalarında basak ve salkım oluşumu görülmez. Tahıl bitkilerinde bakır noksanlığının bir başka tipik belirtisi de bitkilerin çalılaşmış bir görünüm kazanmasıdır. Bakır noksanlığına bağlı olarak lignifikayonun gerilemesi sonucu genç yapraklarda solma ile birlikte gövde bükülür ve yana yatma eğilimi görülür. Hastalıklara karsı dayanıklılık azalır

Buğdayda fosfor noksanlığında, Tahıllarda (buğday, yulaf, arpa ve çavdar) fosfor noksanlığında ortaya çıkan belirtilerin tarlada tanısı son derece güçtür.

Çünkü fosfor  noksanlığında gözle tanıya olanak verecek belli belirtilere çoğunlukla rastlanmaz. Gelişmenin ilk dönemlerinde ve özellikle kışı sert geçen yörelerde daha çok görülür.

Yavaş, cılız ve bodur büyüme fosfor  noksanlığının en belirgin tanısıdır. Böyle durumlarda bitkiler koyu yeşil renk göstermekte ve yaprak uçları kurumaktadır. Kimi durumlarda yapraklarda pembemsi renk görülür. Yaşlı yaprakların uçları kurumaya baslar ve zamanla yaprağın diğer kısımlarına doğru ilerler. Tohum bağlama azalır ve verim çok düşer.

Buğdayda Mangan noksanlığında, bitkilerde büyüme yavaslar ya da bodur büyüme, genç yapraklarda damarlar arası sararma, tek çenekli bitkilerde ise alt yapraklarda gri benekler özellikle buğdaygillerde görülen en tipik belirtilerdir.

Buğday, gübreye genellikle iyi tepki gösteren bir bitkidir. Azotlu gübrenin yarısı, fosforlu gübrenin tamamı ekimle birlikte verilmelidir. Azotlu gübrenin diğer yarısı ise kardeşlenme döneminde üst gübre olarak verilmelidir. Toprak tahlili yapılmamış ise saf madde üzerinden dekara 12 kg azot ve 6 kg fosfor tavsiye edilmektedir. Buna göre ekimle beraber dekara 13 kg Diamonyum fosfat (DAP) ve toprak pH'ının durumuna göre 20-30 kg/da uygun formda azotlu gübre verilebilir.

Önemli Not:

Bahçenizi her ilaçlamanızda eğer sulama veya ilaçlama suyunuzun pH sı 8 - 8.5 ise muhakkak Golden Wet yayıcı yapıştırıcı kullanınız. (Ülkemizin birçok yöresinde toprak ve su pH sı 8- 8.5 hatta 9 a kadar çıkmaktadır.) Üretilen bütün ilaçlar 6 - 7 pH aralığına göre üretilmektedir. en Kaliteli ilaçlar dahi 6 ila 15 dakika arasında, % 30 varan oranlarda etkisini kaybetmektedir. (kesilmiş yoğurt örneği gibi) Buda ilacınızın etkisinin azalmasına neden olacaktır.

Bu nedenle bizim tavsiyemiz holderinize, tankınıza veya sırt pompanıza,

TANK SIRALAMASI Sırasıyla (SIRALAMAYA BOZMAYIN)

1 GOLDEN WET PH DÜŞÜRÜCÜ- YAYICI YAPIŞTIRICI
İlaçlama suyunun PH sını düşürür, ilacın bozulmasını önler.
İlaçlar bitkiye uygulandıktan sonra ilacın yaprağa yayılmasını sağlar, yapraktan akmasını önler.
2 GOLDENMIX BİTKİ BESİNİ
Bitkinin düzgün ve dengeli beslenmesini sağlar. Meyvelerin albenili, parlak, renkli, iri, dayanıklı, sert, ağır, lezzetli ve hoş kokulu olmalarını sağlar.
3 İNSEKTİSİT BÖCEK İLACI
Zararlı dönemine göre, sayfanın en altındaki zararlılara karşı, bir ilaç kullanın. İlaçların kullanma - hasat sürelerine dikkat edin.
4 FUNGUSİT MANTAR İLACI  (Ayrı bir kapta karıştırdıktan sonra)
Hastalık dönemine göre, sayfanın en altındaki zararlılara karşı, bir ilaç kullanın. İlaçların kullanma - hasat sürelerine dikkat edin.
5 DİĞER

Teknik elemanlarımızca önerilen diğer iz elementler.

 

  Mümkün olduğunca hepsini bir arada kullanmaya çalışın, maliyetleri düşürün.

BUĞDAY YETİŞTİRİCİLİĞİNDE TOPRAK HAZIRLIĞI

Buğday tarımında toprak işlemenin zaman ve yöntemi, işlemede güdülen amaçlara bağlıdır. Nadas-ekim sisteminin uygulandığı kurak yarı kurak bölgelerde, toprak işlemenin amacı yabancı otları yok etmek, toprakta suyu biriktirmek ve korumaktır. Erozyona yol açmayacak toprak işleme yöntemlerinin uygulanması da önemlidir.

Toprak işlemede, toprağı altüst etmeyen, devirmeyip alttan işleyen aletler kullanılmalıdır. İlk işlemeler için kırlangıçkuyruğu pulluk, kazayağı ve benzeri aletler kullanılmalıdır. Nemli ya da sulanan, nadassız tarım uygulanıp her yıl ürün alınan yerlerde toprak, hasattan hemen sonra gölge tavı varken pullukla 15-20 cm derinliğinde sürülmelidir. Ekimden öncede kazayağı + tırmık takımıyla ikileme yapılıp iyi bir tohum yatağı hazırlanmalıdır.

BUĞDAY YETİŞTİRİCİLİĞİNDE EKİM

Yüksek bir verim ve kaliteli ürün elde etmenin ön koşulu, tarlada uygun zamanda düzenli bir çimlenme ve çıkışın sağlanmasıdır. Yurdumuzda buğday genellikle güzden ve kışlık olarak ekilmektedir. Kışlık ekimde, yazlık ekime oranla daha yüksek verim elde edilmektedir. Ayrıca ekim zamanı çeşidin soğuğa toleransı ve vernalizasyon isteğine bağlı olarak değişmektedir. Bölgeye tavsiye edilen kışlık ekmeklik buğday çeşitleri; Kate A-1, Bezostaya, Pehlivan, Gün 91 ve Mızrak 98 olup, bunlar için ekim zamanı 1 Ekim-30 Ekim tarihleri arasındadır. Yazlık çeşitler ise Basribey, Gönen 98, Panda, Golia ve Cumhuriyet 75 olup, bunlar için ekim zamanı Kasım başından Aralık sonuna kadar uzayabilir. Fakat kıyı bölgelerimiz için en uygun ekim zamanı 15 Kasım-15 Aralık tarihleri arasıdır.

Toprak sıcaklığının 8-10 °C olduğu zamanda ekim yapılmalıdır. Buğdayda dekara atılacak tohum miktarı; ekim zamanına, bin tane ağırlığına, çimlenme ve biyolojik gücüne bağlı olarak 18-24 kg arasında değişmektedir.

BUĞDAY YETİŞTİRİCİLİĞİNDE TOHUMLUK

Yüksek verim için sertifikalı tohumluk kullanılmalıdır. Sertifikalı tohumluk kullanımı tane veriminde % 40 oranında bir artış sağlaya-bilmektedir. Tohumluk alırken tohumluklar özel ambalajlarında olmalı, ambalaj üzerinde etiket bulunmalı ve etiket üzerindeki bilgilere dikkat edilmelidir.

BUĞDAY YETİŞTİRİCİLİĞİNDE BAKIM

Buğdayda en önemli bakım işi, sapa kalkma döneminde azotlu üst gübre verilmesidir. Diğer önemli bir bakım işlemi ise yabancı ot mücadelesidir. Yabancı otlarla mücadele için toprak işleme titizlikle yapılmalı ve yabancı otlardan temiz tohumluk kullanılmalıdır. Yabancı otla mücadelede kullanılacak herbisitler kardeşlenme sonu ya da sapa kalkma döneminden önce kullanılmalıdır.

BUĞDAY YETİŞTİRİCİLİĞİNDE SULAMA

Ülkemizde buğday genellikle sulamasız olarak yetiştirilmektedir. Sulama imkanının olduğu yerlerde buğday, sapa kalkma ve çiçeklenme dönemlerinde sulanmalıdır. Fakat kurak geçen yıllarda bu kritik dönemler beklenmeden bitki strese girdiği zaman sulama yapılmalıdır.

BUĞDAY YETİŞTİRİCİLİĞİNDE HASTALIK VE ZARARLILARLA MÜCADELE

Buğdayın en yaygın hastalığı pastır. Pasın üç türü vardır; Sarı pas, Kahverengi pas ve Kara pas. En önemli pas hastalığı sarı pastır ve epidemi yaptığı yıllarda büyük verim kayıplarına neden olmaktadır. Sarı pasla en etkin mücadele şekli dayanıklı çeşit kullanılmasıdır. Diğer önemli buğday hastalıkları sürme ve rastıktır. Sürme ile mücadelede tohumluklar ekimden önce organik civalı ilaçlarla ilaçlanmalıdır. Rastıkta mücadelede tohumluklar rastık görülmeyen tarlalardan seçilmeli ve dayanıklı çeşit kullanılmalıdır.

Buğdayın önemli zararlıları Süne, kımıl, zabrus, bambul ve çekirgelerdir. Süne ve kımıl zararının önemli sorun olduğu bölgelerde çok erkenci veya geç yetişen çeşitler ekilmelidir. Ayrıca bu zararlılar için ülkesel mücadele yürütülmektedir.

HASAT VE DEPOLAMA

Yurdumuzda buğday için hasat zamanı bölgelere göre değişmek üzere Mayıs-Ağustos ortaları arasındaki 3.5 aylık bir dönemdir. Tanedeki nem oranı % 13.5 olduğu zaman en uygun hasat zamanıdır. Bitkiler tamamen sarardığı ve tane sertleştiği zaman hasat başlamalıdır. Ülkemizdeki buğdayın büyük bir kısmı biçerdöver ile hasat edilmektedir. Depolanacak buğdayın nem oranı % 13'den fazla olmamalıdır. Uzun süreli depolamalar için depo haşerelerine karşı ilaçlama yapılmalıdır.

Buğday Hastalık ve Zararlıları

Buğday Sürme Hastalığı (Tilletia Foetida)

Buğday Pas Hastalıkları

Buğday Rastığı (Ustilago Nuda)

    Arpa Yarı Açık (Ustilago Nigra )

    Kapalı Rastık (Ustilago Hordei )

Tahıl Küllemesi (Erysiphe Graminis)

Buğdayda Septorya Yaprak Lekesi (Septoria Tritici)

Buğday Ve Arpada Kök Ve Kökboğazı Çürüklüğü

    Fusarium Spp.

    Bipolaris Sorokiniana (Sacc.)

    Rhizoctonia Spp.

    Pseudocercosporella Herpotrichoides Ggt.

Süne ( Eurygaster Spp. )

Kımıl (Aelia Spp)

Ekin Kambur Böceği (Zabrus Spp.)

Ekin Bambul Böceği (Anisoplia Spp. )

Hububat Hortumlu Böceği (Pachytychius Hordei ) 

Ekin Yaprak Sülüğü

Hububat Kist Nematodu